Erdem'i bugün pedagoga götürdük. Doktora gitme sebebimiz ise Erdem'in parmak emmesi. Dört ya da beş aylıkken başlamıştı, parmaklarını hala emiyor. Üstelik bu aralar bir de göbek deliğine sarmış durumda, bir eli ağzında diğer eli göbek deliğinde. Çocukta ters etki yaratmasın diye bugüne kadar elini ağzından çıkartması için zorlamadık hiç. Üzerine düşersek inadına daha fazlasını yapar diye korktuk. Bazen öyle yapıyor çünkü. Bir şeyi çok ısrarlı ve kararlı bir şekilde yapmasını istemediğimizi söylersek o işi yapmak için daha fazla istek duyuyor. "Üzerine düşmeyelim, nasılsa büyüdükçe unutur" diyorduk ki başımıza göbek deliği çıktı bir de.
Biz de "ne yapabiliriz acaba" diye bir bilene soralım dedik. Doktor hanım ilgiliydi sağolsun da söyledikleri zaten bizim yaptığımız şeyler. "Üzerine düşmeyin, bu onun kendini rahatlatma biçimi, zamanla ilgileri değiştikçe ve geliştikçe bu alışkanlığından kurtulacaktır" dedi."Çözüm yolu olarak kreş de bir alternatif olabilir" dedi ama biz çok emin değiliz, Erdem üç yaşını doldurmadan kreşe başlatmak istemiyoruz.
Yalnız Erdem'in sosyalliğinden etkilendiğini söyledi ki anne-baba olarak gerçekten gururlandık. Demek anne-baba olmak böyle bir şeymiş, evladı hakkında söylenen en ufak bir iltifat insana çocuğu çok büyük bir iş başarmış gibi gelirmiş.
İnsan anne-babasını gerçekten anne-baba olunca anlarmış.
15 Ekim 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder